ULUSAL KANAL CANLI YAYIN

SENDİKALI OL

0 yorum
 
Devamı...

Yarın işe gelmeyin!- Nihal Kemaloğlu (Akşam)

0 yorum
 
Nihal Kemaloğlu (Akşam)
15 Ekim 2009 -
Kamu kuruluşlarını karlı bir işletmeye dönüştürmek için emeğin haklarını sınırlayarak emeği esnetmek şarttı.

Serbest piyasanın hareket alanı 'esnetilmiş emekle' genişletildi.
Emek gücü, taşeron sitemlere mahkum edilerek, sesi ve kanatları kesilecekti.

Esnetilen iş yasalarıyla oluşan bu taşeron iktidarının 'insanı yok eden' icraatlarına her gün bir başkası ekleniyor.

İşçiler, cep telefonuna gelen sesli mesajla işten atıldılar.

İstanbul Okmeydanı Devlet Hastanesi'nde çalışan 18 temizlik işçisine 'yarın işe gelmeyin, çünkü yeni gelen şirket sizinle çalışmak istemiyor' mesajı geldi.

Hiçbir resmi tebligat yapılmayan işçiler sesli mesajla işten çıkartıldıklarını öğrendi.

Taşeron adı altındaki vahşi piyasanın dişlerinin arasında insanın öz saygısı parçalanıyordu.

Senelik izinleri kullandırılmayan, yol parası dahil 490 TL'ye çalışan, sosyal güvenceden yoksun bu işçilerle 'yeni taşeron firma' çalışmak istememişti.

Son aylarda değiştirilen üçüncü taşeron firmanın sesli mesajlı tebliği, emeğin 'öznesizliğin' bariz ifadesi idi.

Kamusal bir hizmet olan sağlık özelleştirilince 50 bin kişi taşeronların eline düşmüştü.

Okmeydanı Hastanesi'nden bir ay önce de çalışanların parasını alıp gasp eden eski taşeron firma sırra kadem basmıştı.

Başhekim de 'Gidin yerleri Yeni Bosna'da, paralarınızı alın' demişti.

Her taşeron firma değişimiyle hakları biraz daha zedelenen ve on bir ay çalışıp işten çıkartılarak kıdem tazminatını ödememek için taşeron firmaca tekrar işe alınan binlerce işçinin emeği çok karlı bir yatırım.

Taşeron firmaların kendi aralarındaki tezgahlarla işçiler birbirlerine devredilebiliyor.

İhaleye girdikleri işleri genellikle önceki taşeron firmanın devamı olarak aldıkları iddiaları yaygın.

Mübadele değeri taşıyan toplu ve sessiz emek gittikçe insanlık dışı muamelenin nesnesi oluyor.

Okmeydanı Hastanesi'nde bir ay önce çıkan yönetmelikle hem temizlik yapıp hem de hastayla ilgileneceklerini öğrenen temizlik işçileri sendikaya kayıt olmuşlardı.

Aynı elbiseyle önce çöp toplayıp daha sonra hastayla ilgilendiklerini söyleyen işçiler sendikalı olunca da 'iki aydır aylıklarını' alamadılar. [Burada ya yazarın eksik bilgilendirilmesi ya da bir yazım hatası nedeniyle, işçilerin sendikalı olunca iki aylık alacaklarını alamadıkları belirtiliyor. Ancak işçiler alacaklarını alamadıkları için Dev Sağlık-İş'te örgütlenmiş ve örgütlendiklerikten sonra da alacaklarını alabilmişti. Ayrıntılı bilgi için tıklayınız. Sendika.Org'nin notu]

Hastanenin anlaştığı yeni taşeron şirket de işçileri sendikalı olduğu için işten çıkarttı.

Taşeron şirketlerin bütün sosyal hakları budanmış emek piyasasında artan tahakkümleri kaygı verici.

Emeğin örgütlenmesine karşı üretilmiş 'esnek yönetimin' faillerinden olan taşeronlar karlılığını artırmak için de ucuz malzeme, ucuz emek ve ucuz risk almak istiyor.

Sendikal hakları olan bir işçiyi kiralamak istemiyorlar.

Yüz yüze tebligata bile gerek duymayan 'reddedici ve dışlayıcılı' zihniyetin yönettiği 'esnek istihdamın' insan onurunu yıkıcı etkisi gözlerden kaçırtılıyor.
Devamı...

‘IMF, Okmeydanı’nda sağlık işçilerinin işten çıkarılmasıdır!’

0 yorum
 



‘IMF, Okmeydanı’nda sağlık işçilerinin işten çıkarılmasıdır!’


04 Ekim 2009

Sendikamız Dev Sağlık-İş bugün (4 Ekim) IMF toplantısının yapıldığı Kongre Vadisi girişinde okmeydanı hastanesinde işten çıkartılan Sendikamız üyesi işçilerle bir basın açıklaması yaptı. Sağlık emekçileri işten çıkarılmaların sebebinin IMF ve DB politikaları olduğunu belirtti.

Basın açıklamasını okuyan Genel Başkanımız Arzu Çerkezoğlu Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 18 işçinin sendikalı oldukları için işten çıkartılmasının nedeninin, IMF–DB politikaları olduğunu belirtti. Çerkezoğlu, AKP tarafından IMF-DB politikalarının “sağlıkta dönüşüm” adıyla uygulanmasının ardından sağlıkta güvencesiz çalışmanın ve taşeronun yaygınlaştığını ve işten çıkartmaların keyfi, haksız ve hukuksuz olduğunu ifade etti.

Çerkezoğlu, Okmeydanı Eğitim Araştırma Hastanesi’nde işbaşı yapmayarak 2,5 aydır taşeron şirket tarafından ödenmeyen ücretlerini alan işçilere baskının devam ettiğini söyledi. Hastanede bir odaya çekilen sendika üyelerinin sendikadan istifaya zorlandığını ifade eden Çerkezoğlu, hastane yönetiminin kendilerine, anlaştıkları yeni şirketin sendikalı işçilerle çalışmadığını ve 1 Ekim’de sendikalı işçilerin işbaşı yapamayacağını söylediğini belirtti. Sağlık Bakanlığını ve hastane yönetimini, yapılan yanlıştan dönmeye çağıran Çerkezoğlu, işten atılan işçilerin mağduriyetinin en kısa zamanda giderilmesini talep etti. Eylem bitiminde Pazartesi (5 Ekim) sabah 7:00-8:30 arasında Okmeydanı hastanesinde iş bırakılacağı duyuruldu.

Açıklamada sık sık “Sendika haktır engellenemez”, “Taşeron işçiyiz, örgütlüyüz güçlüyüz”, “Sağlıkta taşeron ölüm demektir”, “IMF defol bu ülke bu halk satılık değil”, “Milyonlar aç, milyonlar işsiz, işte kapitalist sisteminiz, işçilerin birliği sermayeyi yenecek” sloganları atıldı.

Devamı...

İşçiler iş bıraktı ve kazandı

0 yorum
 
07 Eylül 2009 -

Okmeydanı'nda Dev Sağlık-İş üyesi işçiler iş bıraktı ve kazandı


Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde taşeron firmaya bağlı çalışan sağlık emekçileri bugün iş bıraktı. Bir süredir DİSK’e bağlı Dev Sağlık-İş sendikası bünyesinde örgütlenen 308 işçi 2,5 aydır ödenmeyen ücretleri için bugün (7 Eylül) sabah 07:00’dan itibaren iş bırakıp Başhekimlik önünde oturmaya başladı. Direnişe geçen işçiler eylemin ilerleyen saatlerinde hastane yönetimi ile yapılan görüşmeler sonunda maaşlarının ödeneceği sözünü aldı.

Başhekimlik binası önünde toplanan yaklaşık 500 kişi “köle değil işçiyiz, örgütlüyüz, güçlüyüz”, “sadaka değil hakkımızı istiyoruz”, “işçiler burada yönetim nerede” sloganları attı. Dev Sağlık-İş örgütlenme uzmanı Kamil Kartal çoğunluğunu hasta bakıcıların oluşturduğu 308 işçinin ücretlerin ödenmemesi üzerine sabah 07:00’den itibaren iş bıraktıklarını ifade etti.

Hastane yönetiminin 4857 sayılı iş kanununun 2’nci maddesine aykırı olarak hizmet satın alımı yaptığını vurgulayan Kartal, taşeron şirketin her ay değiştirildiğini, işçilerin ise kendi iradeleri dışında kağıt üzerinde diğer şirkete geçirildiğini belirtti. Kartal, taşeron şirketlerin işçileri tazminatsız olarak işten çıkardığını, bazı işçileri hastane bodrumunda tehdit ettiğini ve birçok hakkını gasp ettiğini belirterek, yaşananları 1800’lü yıllarda yaşanan vahşi kapitalizm dönemine benzetti.

Anayasa’da angarya çalıştırmanın yasaklandığını hatırlatan Kartal, işçilerin 2,5 aydır ücret almadan çalıştırıldığını ve bunun yasadışı olduğunu ifade etti. 4857 sayılı iş kanununun 34’ncü maddesine göre işçilerin iş bıraktıklarını belirten Kartal, ücretler ödeninceye kadar eylemlerine devam edeceklerini ifade etti.

Kartal’ın ardından konuşan Dev Sağlık-İş sendikası Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Ramazan Bayramı’na az bir süre kala işçilerin ücretlerinin ödenmemesinin kabul edilemez olduğunu belirtti. Çerkezoğlu, Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) ve İstanbul Tabip Odası (İTO) yetkilileri ile birlikte başhekimle görüştüklerini, başhekimin durumun taşeron şirketin değişmesinden kaynaklandığını söylediğini ifade etti. Başhekimin, ücretlerin ay başında ödeneceğine dair söz verdiğini söyleyen Çerkezoğlu, ayın 7’si olmasına rağmen ücretlerin ödenmediğini belirtti. Sağlıkta taşeron sistemine karşı yıllardır mücadele ettiklerini vurgulayan Çerkezoğlu, “taşeron çalıştırma insan onuruna aykırıdır” dedi.

Basın açıklamasına katılan bir işçinin üzerindeki önlüğü gösteren Dev Sağlık-İş başkanı, önlüğün üzerinde “Megapol” şirketinin logosu bulunduğunu, işçilerin kimlik kartlarında “ARC” firmasının ismi geçtiğini ancak işçilerin ücretlerinin “Tauna” firması tarafından gasp edildiğini belirtti. İşçilerin 1 Eylül’den itibaren “Jettem” firmasında kayıtlı bulunduğunu belirten Çerkezoğlu, ismi geçen şirketlerin sahiplerinin birbirinin akrabası olduğunu ifade etti. “Derdimiz hastaneyi kilitleyerek, burada insanların sağlık hizmetinden yararlanamamasını sağlamak değil” diye konuşan Dev Sağlık-İş başkanı, “bizler işimizi en iyi şekilde yapabilmek için mücadele ediyoruz” diyerek sözlerini bitirdi.

Dev Sağlık-İş başkanının ardından söz alan İstanbul Tabip Odası yöneticisi Nazmi Algan, sağlık hizmetinin bütünlük içerisinde yürütülmesi gerektiğini ifade ederek, taşeronlaştırmanın sağlık hizmetinin verilmesini kötüleştirdiğini belirtti. İşçilerin sonuna kadar yanında olacaklarını belirten Algan, sağlıktaki neoliberal politikaların sona ermesi için herkesin “yeter” demesi gerektiğini vurguladı.

Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) ve Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) temsilcilerinin de katıldığı eylemde SES şube yöneticisi Arife Aktaş da direnen işçilerin yanında olduklarını belirterek, “siz biz ayrımı yok” dedi. Sağlık hizmetinin bir bütün olduğunu ifade eden Aktaş, işçiler arasındaki ayrımının gerçekçi olmayan bir ayrım olduğunu belirtti ve amacın sömürüyü artırmak olduğunu ifade etti. Aktaş, işçilerin eyleminin kendilerinin de önünü aydınlatacağını vurgulayarak, işçilere sonuna kadar destek olacaklarını belirtti.

Basın açıklamasının ardından, 15:00 vardiyasına gelecek işçilerin de iş bırakacağı, 21:00 ve 22:00 vardiyasına gelen işçilerin de iş bırakacağı ifade edildi. İşçiler ücretlerinin ödenmemesi durumunda yarın daha kalabalık bir şekilde geleceklerini belirtti.

Hastane yönetimi: "bir aylık bugün elden verilecek, bir aylık yarın bankaya yatacak"

İşçilerle görüşen hastane yönetiminin iki aylık maaş alacaklarının bir aylığının elden, bir aylığının ise yarın bankadan yatırılacağını söylemesi üzerine, işçiler ücret alacaklarının yarın bankaya yatırılması durumunda işbaşı yapacaklarını açıkladı.


Sendika.Org – İstanbul
Devamı...